Lüksemburg, Aile Yardımları Konusunda Avrupa Şampiyonu

Elektrikli Araçlar İçin Devlet Desteklerinde Azalma: Lüksemburg'un Yeni Politikaları

Lüksemburg Polisi Uyarıyor: Farklı Bölgelerde Artan Araç Hırsızlıkları

Lüksemburg'un Filistin'i Tanıma Konusundaki 180 Derecelik Dönüşü: Xavier Bettel'in Güçlü Diplomatik Hamleleri

Lüksemburg'un Sularında Tehlikeli Kimyasal Kirlilik

Lüksemburg'da İkinci El Araba Festivali: Alıcılar İçin Eşsiz Bir Fırsat

Lüksemburg'da İkinci El Araba Festivali: Alıcılar İçin Eşsiz Bir Fırsat



Lüksemburg - 3 Haziran 2024


Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte Lüksemburg, bu yıl iki hafta sürecek olan 12. İkinci El Araba Festivali'ne ev sahipliği yapacak. Etkinlik, 3 Haziran'dan 15 Haziran'a kadar on iki iş günü boyunca devam edecek ve 8-9 Haziran hafta sonunda Daïchwisen, Ettelbruck'ta meraklılarını ağırlayacak.

Daha Geniş Seçenek ve Daha Fazla Zaman
Bu festival iki hafta sürecek şekilde uzatılarak alıcıların ikinci el arabaları seçmek ve satın almak için daha fazla zamana sahip olmaları sağlanacak. Otomobil Dağıtıcıları ve Hareketlilik Federasyonu (Fedamo) Başkanı Philippe Mersch, Covid krizi ve Ukrayna savaşı sırasında yeni arabaların teslimatındaki gecikme sorunlarının şimdi azaldığını ve yeni arabaların piyasaya sunulduğunu belirtti.

Normale Dönüş
Kiralık arabaların dönüşü normale döndü ve filonun doğal yenilenmesi de ikinci el araba stoklarının artmasına katkıda bulundu. Piyasa hala baskı altında ve fiyatlar dalgalansa da, bu festival alıcılar için özel indirimler ve teklifler ile faydalı bir fırsat sunuyor. Philippe Mersch, "Fiyat dalgalanmaları, kalan değeri veya satın alma fiyatını belirlemeyi zorlaştırıyor, ancak müşteriler cazip tarifelerden yararlanmalıdır." dedi.

İkinci El Piyasasına Elektrikli Araçların Girişi
Bu festivalin öne çıkan özelliklerinden biri, elektrikli araçların geniş katılımı. Bu araçlar nispeten yeni ve ilk sahipleri devlet yardımlarından faydalanmış durumda, bu nedenle yeni müşteriler için fiyatlar daha cazip olacak. Philippe Mersch, "Batarya kapasitelerinin azalması konusunda endişeler var, ancak test edilebiliyorlar ve bu konuda çok fazla sorun yok. Yeni araçlar için uzun vadeli garantiler de hala geçerli." diye ekledi.

Festivale Özel Alım Tavsiyeleri
Bu festivalde, alıcılar uygun fiyatlı araçlardan lüks ve elektrikli arabalara kadar çeşitli ikinci el araçlar arasından seçim yapabilirler. Bu fırsattan en iyi şekilde yararlanmak için alıcılara şu tavsiyeler verilmektedir:

- Araştırma ve Karşılaştırma: Satın almadan önce araçların özelliklerini ve fiyatlarını karşılaştırın.
- Test Sürüşü: Aracın kalitesini ve performansını doğrulamak için mutlaka test sürüşü yapın.
- Belgeleri İnceleyin: Aracın belgelerini ve servis geçmişini kontrol edin.
- Uzmanlarla Danışma: Festivalde bulunan uzmanlardan ve danışmanlardan yardım alın.

 
Bu festival, özel koşullar ve uygun fiyatlarla ikinci el araç satın almak için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Bu fırsatı değerlendirin ve istediğiniz aracı bulun.





Lüksemburg'un Sularında Tehlikeli Kimyasal Kirlilik



Lüksemburg - 3 Haziran 2024

Yeni yayımlanan bir rapora göre, Lüksemburg'daki yüzey ve yer altı suları, son derece kalıcı bir kimyasal olan triflorasetik asit (TFA) ile ciddi şekilde kirlenmiş durumda. Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ve üyeleri, bunlar arasında Lüksemburg Ekolojik Hareketi de dahil, tarafından hazırlanan bu rapor, Avrupa sularının bu kimyasal maddeyle yaygın şekilde kirlendiğini ve bunu "insan yapımı bir kimyasal tarafından Avrupa'da bilinen en büyük su kirliliği" olarak tanımlıyor.

TFA'nın Kaynağı ve Kullanımı
Triflorasetik asit (TFA), "ebedi kirleticiler" olarak bilinen PFAS maddelerinin bozulmasından oluşur. Bu kimyasal aynı zamanda bazı PFAS maddelerinin üretimi için başlangıç maddesi olarak da kullanılır. Bu araştırmanın sonuçları, kirliliğin endişe verici boyutta olduğunu ve kesin önlemler alınması gerektiğini ortaya koyuyor. TFA, tarımda kalıcılığı nedeniyle kullanılan PFAS pestisitlerinin bozulmasından ve bazı soğutucu gazlardan veya PFAS üretiminden kaynaklanan endüstriyel atıklardan oluşabilir.

Araştırma Bulguları
Karlsruhe Su Teknolojisi Merkezi tarafından yapılan araştırmalar, TFA'nın tüm yüzey ve yer altı suyu örneklerinde mevcut olduğunu ve konsantrasyonların litre başına 370 nanogram (ng/l) ile 3.300 ng/l arasında değiştiğini göstermiştir. Lüksemburg'da, Alzette Nehri'ndeki TFA konsantrasyonu 1.200 ng/l'nin üzerinde ve yer altı sularında ise yaklaşık 1.000 ng/l'ye ulaşmıştır. Bu değerler, Avrupa İçme Suyu Direktifi tarafından belirlenen maksimum 500 ng/l sınırının çok üzerindedir.

Çevresel ve Sağlık Endişeleri
Bu konu, TFA'nın çevrede son derece kalıcı olması ve standart içme suyu arıtma süreçleriyle giderilememesi nedeniyle çevre örgütleri tarafından eleştirilmiştir. Ayrıca, TFA'nın toksikolojik profili hala birçok soruyu yanıtsız bırakmaktadır.

Sağlık Endişeleri
Bazı araştırmalara göre, TFA tavşanlarda "göz anormalliklerine" yol açabilir, ancak insan üzerindeki etkileri hakkında henüz kesin bir sonuca varılmamıştır. Bu rapor, TFA girişlerini azaltmak için kesin önlemler alınmazsa kirliliğin gün geçtikçe artacağı konusunda uyarıda bulunuyor. İlk önerilen adım, PFAS pestisitlerinin ve florlu gazların hızlı bir şekilde yasaklanmasıdır.

Sonuç
Bu rapor, Avrupa'da acil ve kesin önlemler gerektiren büyük bir çevre krizini vurgulamaktadır. Lüksemburg da etkilenen ülkelerden biri olarak, bu kirliliği azaltma ve su kaynaklarını koruma yolunda adımlar atmalıdır.





Lüksemburg'un Filistin'i Tanıma Konusundaki 180 Derecelik Dönüşü: Xavier Bettel'in Güçlü Diplomatik Hamleleri


Lüksemburg - 3 Haziran 2024

Lüksemburg, Filistin devletini tanımak için ülkelerden oluşan bir koalisyon oluşturarak ve İsrail'e karşı net bir duruş sergileyerek Ortadoğu diplomasisinde büyük bir adım attı. Bu adım, muhaliflerin artan baskıları altında gerçekleşiyor.

Filistin Devletini Tanıma Zamanı mı?
İspanya, İrlanda ve Norveç gibi ülkeler Filistin devletini tanıma kararı alırken, bu konu Lüksemburg'da büyük tartışmalara yol açtı. Hükümet koalisyonu (DP-CSV) içinde bile bu konuda tartışmalar sürerken, hükümet de Fransa gibi bekle ve gör politikasını benimsemişti. Ancak, İsrail'in Rafah'taki bir mülteci kampına düzenlediği bombardımanın uluslararası tepki çekmesinin ardından, Lüksemburg bu önemli ve sembolik kararda aktif rol alacağını açıkladı.
Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı, "Tanıma meselesi de masada. Bunun sadece bir kez kullanabileceğimiz önemli bir araç olduğunu ve bu adımın barışa ve iki devletli çözüme katkıda bulunmasının ve gerçek bir etki yaratmasının çok önemli olduğunu bilmeliyiz." açıklamasını yaptı. Ayrıca, Lüksemburg'un şu anda Filistin'i tanımayı destekleyen ülkelerden oluşan uluslararası bir koalisyon oluşturma sürecinde olduğunu vurguladı.

Uluslararası ve İç Baskılar
"Ne zaman" sorusu belirsizliğini korurken, birçok ses Lüksemburg ve Fransa gibi ülkelere bu anı yaratmaları için baskı yapıyor. Batı temkinli davranırken, 193 BM üyesinin 145'i Filistin'i tanımış durumda. Bu bağlamda, parlamenter Sam Tanson, Başbakan Xavier Bettel'den Filistin'i tanıma şartlarını netleştirmesini isteyerek, "tutarsız ve hatta çelişkili" ifadeler hakkında endişelerini dile getirdi.

Eleştiriler ve Diplomatik Çabalar
Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı, İsrail'e karşı yeterince sert olmadığı gerekçesiyle muhalifler tarafından eleştirildi. Ancak, Lüksemburg Dışişleri Bakanı, komşu Arap ülkelerinin temsilcileriyle diyalog yoluyla bu çatışmayı sona erdirmek için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı, "Somut sonuçlar elde etmek için diyaloğa dayalı pragmatik bir yaklaşım" benimsendiğini vurguladı.

Rafah Saldırısı: "Kabul Edilemez Bir Saldırı"
Son seyahatinde, Lüksemburg Dışişleri Bakanı İsrail'e karşı daha kararlı bir tutum aldı. Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı, Rafah'a yapılan saldırıyı "kabul edilemez bir saldırı" olarak nitelendirerek, Uluslararası Adalet Divanı'nın (ICJ) talebi doğrultusunda İsrail makamlarından Güney Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını durdurmalarını istedi.

Netanyahu'nun Tutuklanması Meselesi
Benjamin Netanyahu ve Savunma Bakanı için tutuklama emri çıkarılması olasılığı konusunda, Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı yargı bağımsızlığının önemini vurgulayarak, Lüksemburg'un Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) kurucu üyelerinden biri olarak bu mahkemeyi tamamen desteklediğini belirtti. "Karar şu anda mahkemenin ön duruşma dairesine ait ve bu sürece hiçbir müdahale olmamalıdır."
Bu gelişmeler, Lüksemburg'un Filistin'i devlet olarak tanıma konusundaki önceki tutumuna göre 180 derecelik bir dönüşünü gösteriyor. Lüksemburg, Ortadoğu'da rolünü güçlendirmeyi ve iki devletli çözümü desteklemeyi amaçlıyor. Ancak, önlerinde birçok zorluk ve baskı bulunuyor.





Lüksemburg Polisi Uyarıyor: Farklı Bölgelerde Artan Araç Hırsızlıkları



Lüksemburg - 3 Haziran 2024

Son günlerde, Lüksemburg'da araç hırsızlıklarının artışı, sürücüler için ciddi endişelere neden oldu. Lüksemburg Dükalığı Polisi, şehrin çeşitli bölgelerinde birden fazla araç hırsızlığı vakasının meydana geldiğini açıkladı.

Araç Hırsızlıklarını Önlemek İçin Güvenlik Önlemleri
Lüksemburg Polisi, sürücülerin hırsızlık riskini azaltmak için şu önleyici tedbirleri almalarını öneriyor:
  • Kilitli Garaj Kullanımı: Mümkünse, araçlarınızı kilitli garajlarda park edin.
  • Aydınlık ve Yoğun Bölgelerde Park Etme: Araçlarınızı, hırsızların erişimini zorlaştırmak için aydınlık ve yoğun sokaklarda park edin.
  • Araç Kilitleme: Aracınızı kısa bir süre için bile terk etseniz, her zaman kilitleyin.
  • Tüm Kapı ve Pencereleri Kapatma: Araç kapılarının, pencerelerinin ve bagajın tamamen kapalı olduğundan emin olun.
  • Alarm Sistemini Aktif Etme: Mümkünse, araç alarm sistemini aktif hale getirin.
  • Değerli Eşyaları Araçta Bırakmama: Değerli ve görünür eşyaları araçta bırakmayın.
  • Şüpheli Faaliyetleri Bildirme: Herhangi bir şüpheli faaliyeti hemen polise bildirin.

Artan Araç Hırsızlıkları ve Dikkatli Olmanın Önemi
Lüksemburg'da artan araç hırsızlıklarıyla birlikte, güvenlik önlemlerinin uygulanması ve daha dikkatli olunması bu tür suçların önlenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Polis, vatandaşlardan herhangi bir şüpheli faaliyeti derhal polise bildirmelerini istiyor, böylece gerekli önlemler alınabilir.
Bu önerilere uyarak ve vatandaşlar ile polis arasındaki işbirliğini artırarak, araç güvenliği sağlanabilir ve şehir genelinde hırsızlık vakalarının azaltılması mümkün olabilir.





Elektrikli Araçlar İçin Devlet Desteklerinde Azalma: Lüksemburg'un Yeni Politikaları



Lüksemburg - 3 Haziran 2024

Haziran ayının sonuna yaklaşırken, Lüksemburg'da elektrikli araç alımı için mevcut devlet desteklerinin süresi dolmak üzere. Hükümet yetkilileri bütçeyi gözden geçirip yeniden değerlendirirken, belirgin bir gerçek var: Hükümet artık birkaç ay öncesine kıyasla aynı mali kaynaklara sahip değil.

Devlet Desteklerinde Kesinti
"House of Automobile" temsilcisi Gerry Wagner, RTL ile yaptığı röportajda, "Bu destekler azalacak, çünkü devletin mali kaynaklarına bağlılar. Bu, hükümetin hiçbir şey vermek istemediği anlamına gelmiyor, ancak bütçelerini de dikkate almak zorundalar. Dolayısıyla, destekler kesinlikle azalacak ya da farklı şekilde dağıtılacak, ancak yine de devam edecek. Lüksemburg, elektrikli hareketliliğe inanıyor ve bunu desteklemek istiyor, ancak bu hedefe ulaşmak için kaynaklarımızı analiz etmemiz gerekiyor." dedi.

Elde edilen bilgilere göre, elektromobiliteye ayrılan bütçe %50 oranında azaltılabilir. Şu anda bu destekler, araç alımı için 3.000 ila 8.000 Euro arasında ve elektrikli bisikletler için ise 600 Euro'ya kadar geçerlidir. Ancak, bu desteklerin Haziran ayı sonunda durdurulup durdurulmayacağı veya üç ay daha uzatılıp uzatılmayacağı henüz belirlenmemiştir. Ayrıca, otomotiv endüstrisinden gelen belirli taleplerin hükümet tarafından kabul edilip edilmeyeceği konusundaki tartışmalar da devam ediyor.

İkinci El Araçlara Destek: Araç Çıkışını Azaltma Stratejisi
Lüksemburg'da araç fiyatları oldukça yüksek ve bu nedenle ikinci el araçlar sıklıkla diğer ülkelere gönderilerek daha iyi devlet destekleriyle satılmaktadır. Bu durum, Lüksemburg'un Ulusal Entegre Enerji ve İklim Planı'nda (PNEC) sorunlar yaratıyor, çünkü bu plan, araçların iç filoda satın alınmasını ve muhafaza edilmesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle, hükümet bu araçların Lüksemburg'da kalmasını sağlamak zorundadır. Bir çözüm olarak, devlet destek bütçesinin bir kısmının, iç pazarda satın alınan ikinci el araçlara yönlendirilmesi önerilmektedir. Bu, bu ticaretin bir tür "turizmini" önlemeye yardımcı olabilir ve daha fazla insanın ikinci el araçlara erişimini sağlayarak sosyal dinamiği artırabilir.

Elektrikli Araç Pazarı: Zorluklar ve Fırsatlar
Elektrikli araç pazarı birçok zorlukla karşı karşıya. İnsanlar benzinli, dizel, elektrikli, satın alma veya kiralama gibi çeşitli seçeneklerle karşı karşıya kalıyorlar ve bu kafa karıştırıcı olabilir. Müşterilerin düşüncelerini değiştirmeleri ve yeni gerçekliğe uyum sağlamaları gerekiyor. Ayrıca, çeşitli kaynaklardan duyulan bilgilerin doğrulanması gerekmektedir. Otomobil pazarı büyük değişimlerden geçiyor ve genellikle tüketiciler için daha karmaşık görünüyor.
Şu anda, Lüksemburg'da kayıtlı her dört yeni araçtan biri elektrikli. Bu araçların çoğu kiralama (leasing) yoluyla temin ediliyor ve vakaların %75'inde bu araçlar şirketlere ait. Bu, elektrikli araç pazarının büyüdüğünü gösteriyor, ancak tam potansiyeline ulaşabilmesi için daha fazla destekleyici politikaya ve bilinçlendirmeye ihtiyaç var.





Lüksemburg, Aile Yardımları Konusunda Avrupa Şampiyonu


Lüksemburg - 3 Haziran 2024

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat tarafından yayımlanan son verilere göre, Lüksemburg, aile yardımları konusunda Avrupa'nın en cömert ülkesi olarak öne çıkıyor.

Aile Yardımları Harcamalarında Lider
2021 yılında, Avrupa Birliği ülkeleri kişi başına ortalama 777 Euro aile yardımı harcaması yaparken, bu rakam 2011 yılında 561 Euro idi. Ancak Lüksemburg, diğer ülkelerden oldukça ileri giderek bu alanda Avrupa'nın şampiyonu oldu. 2021 yılında Lüksemburg, kişi başına 3,611 Euro harcama yaptı. Bu rakam, Avrupa ortalamasının 4.6 katı ve Romanya'nın neredeyse 15 katı fazla.

En Cömert Ülkeler
Lüksemburg'dan sonra, Danimarka yıllık 1,858 Euro harcama ile ikinci sırada yer alırken, Almanya 1,575 Euro ile üçüncü sırada bulunuyor. Belçika (923 Euro) ve Fransa (827 Euro) da Avrupa ortalamasının üzerinde harcamalar yapıyor. En az harcama yapan ülkeler arasında Bulgaristan (161 Euro), Yunanistan (243 Euro) ve Romanya (244 Euro) bulunuyor. Portekiz ise yalnızca 272 Euro ile son sırada yer alıyor.

Toplam Harcamalar
2021 yılında Avrupa'da aile yardımları için toplamda 347 milyar Euro harcanmış durumda. Bu miktar, 2011 yılına kıyasla yaklaşık %41 oranında bir artışı (yani 247 milyar Euro'luk bir artış) temsil ediyor.
Lüksemburg'un aile yardımları konusundaki liderliği, aileleri destekleme konusundaki kararlılığını ve diğer ülkelere örnek teşkil eden cömertliğini göstermektedir.